Flaş Haberler

Tüp Bebekte ilaç dahil fiyatlarımız için:
0533 685 54 28
0533 685 54 29

Gastro-Özofageal Reflü Hastalığı ( GÖRH ) PDF Yazdır e-Posta

 

GÖRH;  Gastro-Özofageal Reflü Hastalığı’nın kısaltmasıdır. ( Gastro: Mide , Özofagus: Yemek Borusu,   Reflü : Geriye kaçış... )
Gastro-Özofageal Reflü  mide asidinin  mideden yukarıya doğru yemek borusu içine kaçışı demektir. Bu asidli içerik yemek borusunu tahriş edebilir. Hemen herkes zaman zaman bu hissi yaşar. Herkesin zaman zaman yaşadığı bu his, semptom mide yanması ( heartburn ) olarak kişiler tarafından adlandırılır. Ve göğüs kafesinin hemen arkasında özellikle yemek sonralarında yanma olarak hissedilir. Bazı kişilerde bu his seyrek bazı kişilerde ise oldukça sık olup yaşam kalitelerine olumsuz etki eder. Bu semptomu sık hisseden kişilerde  hastalık oluşmuş demektir.

4 ana semptom vardır:

Yanma ( heartburn )
Ağza acı ekşi su gelmesi ( regurjitasyon )
Yutma güçlüğü ( disfaji )
Göğüs ağrısı ( chest pain )

Yanma en sık görülen semptomdur. Diğer semptomlar eşlik edebilir. 4 ana semptom yanında astım, öksürük, ses kısıklığı gibi semptomlar da ilave olabililir.

Normalde istirahat halinde, yemek borusu alt ucu kapalıdır, yiyecek ve içeceklerin alınmasıyla geçici olarak gevşer ve tekrar kapanır.  GÖRH, midedeki asid içeriğin yemek borusuna  kaçmasıyla oluşur. Bu, çoğu kişide yemek borusu alt ucundaki sfinkter mekanizmasının geçici olarak gevşemesi sonucu olmaktadır. Bu geçici gevşeme ve reflü, GÖRH olmayan, normal insanlarda bile birkaç kez olmaktadır. GÖRH olan hastalarda bunun neden daha sık olduğu bilinmemektedir. Yemek borusunun içini döşeyen tabaka , mide gibi aside dayanıklı değildir ve kolayca tahriş olabilir. İşte  bu hastalıktaki semptomlar ve yemek borusunda çeşitli boyutlardaki hasar,  bu tahriş nedeniyle olmaktadır.

Hemen hepimiz zaman zaman reflü  semptomlarını yaşarız. Erişkinlerin %40’ında ayda bir kez, %7’sinde ise hergün reflü  semptomları olmaktadır.

GÖRH , cins ve yaş ayırd etmeksizin herkeste görülebilir. 40  yaşın üstünde  sıklığı artmakla birlikte  çocuk  yaşlarda bile  görülebilmektedir.

Hiatus hernisi yani mide  fıtığı, midenin, diafragmadaki hiatus içinden geçerek, göğüs boşluğuna doğru  yer  değiştirmesidir. Bu, yaşla birlikte artış gösteren  bir  anatomik bozukluk olup GÖRH ile  birliktelik  gösterebilir. Özellikle, ciddi  boyutlarda  GÖRH  olan  ve  yemek borusu alt ucunda  eroziv  özofajit ( asit tahrişine bağlı iltihap ) olan  kişilerde  hiatus  hernisi  sıklıkla  mevcuttur. Hiatus hernisi, GÖRH  ile birlikte olmak zorunda değildir. Hiatus hernisi olan birçok kişide GÖRH yoktur.

GÖRH  için en  önemli  teşhis kriteri  kişinin  semptomlarıdır. Bununla birlikte  sıklıkla  kullanılan  yöntemler :  Endoskopi ( ÖGD : Özofago-Gastro-Duodenoskopi ), Phmetre, Manometri, Baryumlu  Grafi...

ÖGD : İnce , bükülebilir (flexible ), ucunda ışık ve kamerası olan bir tüp vasıtasıyla ağızdan girilerek yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağının direk gözle görülebildiği  bir inceleme yöntemidir. Bu  yöntem sayesinde gerekirse biyopsi  alınabilmekte ve kanama kontrolü, darlıkların açılması vs. gibi birtakım  tedaviler de  uygulanabilmektedir. Barrett özofagusu denilen ve  uzun  vadede kansere dönüşebilen  değişikliklerin de  tesbiti  ancak  endoskopi  ile  olabilmektedir.

G Ö R H  tanısı  konmuş  kişilerde  tedavi  birkaç  şekilde olabilmektedir:

Birinci  ve  en önemlisi  yaşam  tarzı  ve  beslenme alışkanlıklarının  değiştirilmesi yani -mümkün  olduğunca  fazla  kilolardan kurtulmak  ve  stresten uzak  durmak. Sigara, kahve, çay, baharatlar, ketçap, yağda  kızartılmış gıdalar, asitli içecekler, turuçgiller gibi reflü  oluşumunu  tetikleyen birtakım  gıda  maddelerinin   tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Bir oturuşta  yoğun ve çok miktarda yemek yerine az ve sık beslenmek, gece yatmadan 3-4 saat önce  beslenmenin kesilmesi,  yatağın başının yükseltilmesi gibi birtakım  tedbirler alınmalı.
İkincisi, ilaç  tedavisi. Son  zamanlarda  piyasaya  çıkan  yeni  jenerasyon ilaçlarla mide  asit  içeriği  çok  etkili  ve çok  daha  uzun sürelerle  nötralize  edilebilmektedir.  Bu sayede  hastaların  sıklıkla  semptomlarında  ciddi  rahatlamalar  olabilmektedir.  H2 reseptör blokerleri, Potasyum pompa inhibitörleri, antasidler kullanılan ilaçlar  arasındadır.
Üçüncü  seçenek  ise  cerrahi  tedavidir. Günümüzde  anti-reflü  ameliyatları  laparoskopik  olarak  yapılabilmektedir.

Uzun süreli  GÖRH  olan  kişilerin  özofagus ( yemek borusu ) alt  ucunda   birtakım değişiklikler görülebilmekte  ve  bu  değişiklikler zaman içinde Barrett özofagusuna ve kansere dönüşebilmektedir. Barrett özofagusunu tesbit edebilmenin tek yolu endoskopidir ( gastroskopi )... Yoğun tedavilerle Barrett özofagusunu kontrol altına alınabildiğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Fakat  günümüzdeki  tedavilerin, kansere dönüşümü  engelleyip engellemediği henüz  netlik  kazanmamıştır.

Bazı  hastalarda, asit  reflüsü boğazda inflamasyon, farenjit, larenjit ve  ses kısıklığına  yol açabilmektedir. Gerçi  boğaz  semptomlarının birçok  sebebi olmakla birlikte, bu sebeplerle birlikte reflü de ön planda düşünülmelidir.
Birçok araştırmacı da, asit reflüsünün  boğaza ve oradan akciğerlere ulaşmak suretiyle astım benzeri semptomlar oluşturduğunu göstermiştir. Ve astımı olan birçok hasta da  Reflü  tedavisinden fayda görmektedir.

Bazı hastalarda geçici olarak ortaya çıkan GÖRH – örneğin hamilelikte – bu durum ortadan kalktığında kendiliğinden düzelebilmektedir.. Fakat  çoğu  kişide olduğu  gibi G Ö R H  kronik  bir hastalıktır. Yaşam şartlarındaki  değişiklikler, ilaç tedavileri ile birçok  kişi geçici  sürelerle rahatlayabilmektedir. Bazı  durumlarda  cerrahi önemli bir seçenektir. Her ne kadar mevcut  patolojiyi ortadan kaldırmasa da , mideden özofagusa olan asit reflüsü ve bunun oluşturduğu semptomlar  ortadan kaldırılabilmektedir.

Özetle, tedavi planı, doktorun önerileri  ve hastanın  başarılı işbirliği ile yönlenecektir.

 

 

       

 

 

© Jinemed Hospital. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu sitedeki sağlık bilgileri hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez.