Flaş Haberler

Tüp Bebekte ilaç dahil fiyatlarımız için:
0533 685 54 28
0533 685 54 29

Laparoskopik Cerrahi PDF Yazdır e-Posta

 

LAPAROSKOPİK  CERRAHİ ( MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ - ENDOSKOPİK CERRAHİ )


LAPAROSKOPİ  NEDİR ?
Karın içini,  laparoskop  adı  verilen ucunda ışık  ve kamera bulunan  bir  alet yardımıyla incelemektir. Göbeğin hemen altından yapılan 1 cm'lik kesi ile  karın  içine  yerleştirilen  optik  kamera  ve  ilave olarak karın duvarına değişik  çaplarda ( 5-10 mm ) ve  sayıda giriş noktalarından  trokar  adı  verilen kanallar  yerleştirilir. Optik kamera  ile  görüntü  sağlanırken,  diğer  trokarlardan konulan özel milimetrik  aletlerle operasyon  gerçekleştirilir.

Laparoskopi  ilk  kez  1950'li yıllarda sadece  tanısal  amaçlı  olarak kullanılmaya  başlanmış. Daha sonra  1970' lerden itibaren  jinekolojik  operasyonlar, 1987' de  ise genel   cerrahi  alanında  ilk laparoskopik  safra kesesi  operasyonu  başarıyla  gerçekleştirilmiş. Son  15-20 yılda  ise   genel  cerrahinin neredeyse tüm    operasyonları  laparoskopik  olarak   yapılabilir  hale  gelmiştir.

Laparoskopi, karın içini, laparoskop adı verilen mercek ve ışık sisteminden oluşmuş bir cihaz ile gözlemlemektir. Bu cihaz 0,5 cm.lik göbek altı küçük bir kesiden karın içine sokulur.


LAPAROSKOPİK  CERRAHİNİN  AVANTAJLARI  NELERDİR ?
Ameliyat  sonrası daha az  ağrı,
Ameliyat  sonrası daha  kısa  hastanede  kalış  süresi,
Daha  erken işe dönüş  süresi,
Estetik yara iyileşmesi .
       
LAPAROSKOPİK  CERRAHİ  UYGULAMALARI
Karın  içindeki  çoğu  ameliyat  bu  yöntemle artık  yapılabilmektedir. Laparoskopi  yöntemi, safra kesesi, mide, dalak,böbrek, böbreküstü bezi, fıtıklar, ince ve  kalın  barsak ameliyatlarında kullanım alanı  bulabilmektedir.

SAFRA KESESİ
Safra  kesesi, karaciğerin altında ve  karaciğer  tarafından  yapılan  safranın depolandığı bir organdır. Safranın  kimyasal  bileşimindeki  değişiklikler,  kese içinde  kristallerin oluşumuna ve zamanla taş oluşmasına yol açar. Bu  taşlar  safra kesesi iltihabına yol açabildiği  gibi, safra yollarına düşerek safra tıkanıklığı ve sarılığa  yol açabilirler. Safra  kesesi  rahatsızlığındaki belirtiler; sırta omuza vuran karın ağrıları, hazımsızlık, gaz, şişkinlik, bulantı, kusma olabilir. Yapılacak karın   ultrasonografisi ile teşhis  mümkündür. Bazen tomografi veya MRCP gibi özel  tetkikler yapmak gerekebilir. Safra  kesesi  rahatsızlıklarında tedavi  laparoskopik   cerrahi  ile  işlevini  kaybetmiş  safra kesesinin çıkarılmasıdır. Hasta  operasyondan 1 gün  sonra  taburcu edilir.

AKUT  APANDİSİT
Körbarsak olarak da  bilinen  apandiks, 6-8 cm uzunluğunda kalın barsağın hemen başlangıcında yeralan  parmaksı çıkıntı şeklinde bir  uzantıdır. Bu organın   değişik  nedenlerle tıkanmasına bağlı  olarak  gelişen tabloya  Akut Apandisit  denir. Giderek  şiddetlenen karın ağrısı, iştahsızlık, bulantı genel  bulgularıdır. Akut   Apandisit  acil ve  geç kalındığında  hayatı  tehdit eden  bir  durumdur, teşhis  edildiğinde  derhal  ameliyat edilmelidir. Tedavisi appandiksin çıkarılmasıdır.  Laparoskopik  cerrahi  ile  yapılabilmektedir.

FITIKLAR
Vücut  boşlukları içinde  yeralan organların bir kısmının  veya  tamamının  bulundukları  boşluğun  dışına  çıkmasına fıtık  denir. Genel  olarak  göbek  fıtığı, kasık   fıtığı gibi çıktıkları  bölgeye göre  adlandırılırlar. Doğuştan gelen  fıtıklar  olabildiği  gibi sonradan, ilerleyen yaşla beraber zayıflayan dokular da  fıtığa  neden olabilir.

En önemli semptom ağrısız  şişlik  olup sırtüstü  yatıldığında kaybolur. İlerleyen  dönemlerde şişlik artıp sabitleşebilir. Zaman zaman ağrı  oluşabilir. Fıtık kesesi  içindeki  organların sıkışması  sonucu ise fıtık  boğulması, barsak tıkanıklığı  meydana  gelebilir. Bu sonuncular acildir ve derhal ameliyat gerekir. Bu nedenle fıtık  cerrahisinde amaç  bu tür  acil  durumlar gelişmeden sorunu  çözmek olmalıdır. Fıtıkların  tek  tedavisi  cerrahidir. Çevre dokularda daha az tahribat yaratması  nedeniyle laparoskopik  cerrahi  fıtıkların  tedavisi için  önerilen bir  metoddur.

İNCE  VE  KALIN  BARSAKLAR
Sindirim sisteminin boru  şeklindeki  parçalarıdır. İnce barsaklar, mide ve oniki parmak barsağından sonra başlar ve kalın barsağa kadar yaklaşık 3-4 metre  uzunluğundadır. Kalın barsaklar ise 100-150 cm arasında olup dışkı oluşumunda görev alırlar. İnce ve kalın barsakların tümöral ve iltihabi hastalıklarında uygun ve  seçilmiş  hastalarda  laparoskopik  cerrahi  uygulanmaktadır. Özellikle kolon kanserlerinde erken beslenme, erken taburcu olma ve daha az ameliyet sonrası ağrı  gibi  sebeplerle laparoskopik  cerrahi  özellikli  merkezlerde  tercih  edilen  yöntemdir.

 
BÖBREKÜSTÜ  BEZİ ( SÜRRENAL = ADRENAL )
Her iki  böbreğin  üstünde  yerleşmiş olup birçok  hormonal fonksiyonu olan endokrin organlardır. Bu organların  büyümesi, tümörleri  nedeniyle  çıkarılmaları   gerekebilmektedir. Cushing sendromu, Conn sendromu, insidentaloma ( Böbreküstü bezinde tesadüfen saptanan kitle ), tümör metastazları gibi  nedenlerle  çıkarılmaları  gerektiğinde  laparoskopik  yöntem yine  özellikli  merkezlerde  yapılabilmektedir.
 
GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ HASTALIĞI ( MİDE  FITIĞI )
Tipik  olarak  ağza  acı, ekşi  su gelmesi ve  göğüs  kafesi  arkasında  yanma şikayeti, kimi zaman da boğaz, geniz ve akciğer problemleriyle kendini  gösteren bir    hastalıktır. Toplumda oldukça yaygındır, bu oran %30-40 civarındadır. Kalp  krizi  ile  karıştırılabilen göğüs ağrılarının  çoğundan reflü  sorumludur. Uzun  süre  tedavi   görmeyen  hastalarda  geri  dönüşsüz  birtakım  sonuçlar  ortaya  çıkmaktadır ( Barrett özofagusu vb ). Çok  sık  olmamakla  birlikte Barrett özofagusu  gelişen   hastalarda  özofagus  kanseri  gelişme  riski  olduğu  akıldan  çıkarılmamalıdır. Yaşam  tarzındaki  değişiklikler, ilaç ve  cerrahi,  tedavi  seçenekleridir. Cerrahi   tedavi   önerilen  hastalar  için   Laparoskopik  Nissen Fundoplikasyonu operasyonu  artık  günümüzde altın  standart  haline  gelmiştir.

 

 

 

 

       

 

© Jinemed Hospital. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu sitedeki sağlık bilgileri hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez.