Kapalı Jinekomasti Ameliyatı

Jinekomastinin tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavi dışında herhangi bir hormonal tedavi ile giderilmesi genellikle mümkün değildir.

Jinekomasti Ameliyatı Teknikleri

Jinekomasti problemini çözmek için, jinekomastinin evresine ve fazla dokunun meme dokusu, yağ dokusu, ya da her ikisinin birlikte olmasına göre, uygulanacak yönteme karar verilir. Bu yöntemler bazen kombine edilir. Bu tekniklerden hangisinin ve ya hangilerinin kullanılacağına, muayene bulguları sonucu cerrah karar verir.

• Liposuction

Bu yöntem meme dokusunun daha çok yağdan oluştuğu, birinci veya ikinci derece jinekomastilerde uygulanır. Jinekomasti hastalarının büyük bir oranı bu gruptandır. Doku fazlası sadece yağdan oluşuyorsa, liposuction yönteminin uygulanması yeterli olur. Ancak yağ dokusu ile birlikte, meme dokusu fazlalığı varsa endoskopik teknik ile kombine edilir.

• Endoskopik Teknik

Yağ dokusu ile beraber memenin kendi dokusundan da çıkarmak gerekirse, liposuction endoskopik teknik ile kombine edilerek,yara izi ve diğer riskler daha düşük seviyeye çekilir.(Endoskopik teknik, halk arasında kapalı ameliyat olarak bilenen ve ışıklı kameralarla 1 cm.lik kesilerden girilerek uygulanan bir tekniktir.) Jinekomastide bu teknik, memenin dokusundan, doku çıkararak memeyi küçültmek gerektiğinde kullanılır. Bu teknik büyük kesiler yapmadan doku çıkarmaya izin verir. En büyük avantajı da ameliyat izlerinin 1 cm boyunda olmasıdır. Ancak hedeflenen estetik görünüme ulaşmak için sadece meme dokusu çıkarmanın yetmediği, deri fazlalığının da çıkarılması gerektiği durumlarda açık ameliyat tekniği kullanılır.

• Açık ameliyat;

Üçüncü evredeki jinekomastilerde cilt daha çok esnemiş olacağından ve kendi kendine toparlanması daha düşük ihtimal olacağından, diğer prosedürlere ek olarak fazla derinin de çıkarılması gerekebilir. Bu durumda açık teknik kullanılır. Cerrah, deri çıkarılıp çıkarılmayacağına, derinin elastikiyetini değerlendirip karar verir. Bu durumda çıkarılacak deri fazlalığının derecesine göre iz kalabilir. Kalan izin belirginliği kişinin cilt yapısına göre değişir.

Görüntülemek İçin Lütfen Tıklayınız...
Tablo- Jinekomasti Problemini Çözmek İçin Kullanılan Teknikler

Ameliyata Hazırlık; Tüm cerrahi müdahalelere hazırlıkta olduğu gibi, ameliyat öncesi dönemde on gün süreyle aspirin alınmamalıdır. Sürekli kullanılan ilaçlar ve önemli rahatsızlıklar doktora bildirilmelidir. Ayrıca ameliyattan 8 saat önce sıvı ve katı gıda alımı kesilmelidir.

Ameliyat Sonrası ve İyileşme Süreci; Jinekomasti ameliyatı hastane ortamında ve genel anestezi altında yapılır. Sadece yağ dokusu çıkarılmışsa dren konmaz ancak, eğer meme dokusu çıkarılmışsa, ameliyat bölgesinde oluşabilecek sızıntıları önlemek amacıyla dren konulabilir.

Ameliyat 0,5–2 saat sürer. Ameliyattan sonra, ameliyat bölgesinin baskı altına almak için hastaya özel bir korse giydirilir. Drenlerden gelen sıvı miktarına göre, drenler 1–2 gün sonra çıkarılır. Ameliyat bölgesindeki dikişlerin alınmasına gerek yoktur.

Ameliyat günü ya da ertesi gün, hasta hastaneden taburcu olabilir. Hasta 1–2 gün sonra normal hayata başlayabilir. Korse bir hafta boyunca sürekli giyilmelidir. Birinci haftadan sonra özellikle gündüzleri ağır aktiviteler yapılıyorsa, üç hafta boyunca korsenin giyilmesinde fayda vardır.

Ameliyat bölgesinde ilk günlerde ödem, hassasiyet, morluk ya da kol hareketleriyle ağrı olabilir. Bunlar beklenilen durumlardır ve üçüncü günün sonunda hızla iyileşmeye başlarlar. Ağrı olursa ağızdan alınacak hafif ağrı kesiciler yeterli olacaktır. Hassasiyet bazen daha uzun sürebilir. Bazen uyuşma, batma ve yanma hissi de duyulabilir. Ancak bunlar hastanın günlük yaşantısını etkileyecek boyutlarda olmaz.
Hasta ikinci haftada havuza veya denize girebilir, ancak altı hafta süreyle güneş koruyucu krem kullanmalıdır. Hasta, yine bu süre içinde buhar banyosu, solaryum ve saunadan kaçınmalı, ağır sporlara sınırlama getirmelidir.

Jinekomasti Ameliyatının Riskleri; Bütün cerrahi işlemler gibi ameliyatı da belli riskler içerir.

Erken Dönemde Olası Komplikasyonlar: Kanama; dren kullanımı ile en aza indirebilir. Aşırı kanamaya eğilimi olanlarda ya da aspirin kullananlarda bu risk daha fazladır. Enfeksiyon: Genellikle pek rastlanan bir komplikasyon değildir.

Geç Dönemde Olası Komplikasyonlar; Düzensizliklerle nadiren karşılaşılabilir, kötü iz, uzun süren uyuşukluk, karıncalanmalar ve renk değişiklikleri olabilir. Bunlar genellikle zamanla düzelir.