Meme Küçültme

Estetik meme ameliyatlarında, nihai amaç hastayı estetik görünümlü göğüslere kavuşturmaktır. Hastanın, estetik meme ameliyatlarının hangisinin veya hangilerinin yapılacağına kendisinin kesin olarak karar vermesi zor olabilir. Örneğin, bazı durumlarda meme küçültmeye ihtiyaç olacağı düşünülen bir tabloda, aslında meme dikleştirmeye ihtiyaç duyulabilir. Aşağıdaki tabloda hangi ameliyatın hangi estetik problemi çözdüğü, genel bir fikir vermesi amacıyla, verilmiştir. Nihai kararı hasta ile doktor birlikte verirler.
 
Göğüslerle İlgili Estetik Problemler    Uygulanan Ameliyat      
Küçük Göğüsler    Meme Büyütme(silikon protez uygulaması)      
Normal Hacimli Ancak Sarkık Göğüsler    Meme Dikleştirme      
Küçük ve Sarkık Göğüsler    Meme Dikleştirme+ Meme Büyütme(silikon protez uygulaması)      
İstenilenden Büyük Göğüsler    Meme Küçültme      
Asimetrik Meme     Duruma göre büyütme, küçültme veya dikleştirme     
Meme küçültme ameliyatı kadınlarda göğüslerin görünüşünü daha estetik hale getirmek, bunun yanı sıra büyük memelerin getirdiği bir takım sağlık problemlerini çözmek için yapılan bir ameliyattır.
Bu sorunlar sırt ağrısı, el bileklerinde ağrı, memelerin altında aşırı terleme, pişik ve enfeksiyon gibi problemlerdir.
Meme küçültme ameliyatı estetik cerrahi girişimleri arasında en sık uygulananlardan birisidir ve ne için yapılırsa yapılsın ihtiyacı olan hastanın yaşam kalitesini arttıran bir ameliyattır.
Göğüslerin aşırı iri olmasının sebebi kalıtsal özelliklere, hormonal sebeplere, aşırı kilolu olmaya ya da hamilelikten sonra kilo verememeye bağlı olabilir.

Göğüslerin aşırı iri olması;
·    Duruş bozukluğuna (kamburluk)
·    Sırt ve boyun ağrısına
·    Ellerde uyuşma ve güç kaybına (el-kol sinirlerinin omuzda sıkışmasına bağlıdır)
·    Memelerin altında pişik ve kötü kokuya
·    Omuzlarda sutyen askılarının yaptığı baskıya bağlı izlere
·    Özellikle genç kızlarda yaşanabilen psikososyal problemlere
·    Göğüslerdeki iriliğe bağlı olarak spor gibi aktiviteleri yapamamaya ve buna bağlı olarak obeziteye yol açar.

Bu ameliyatı olmanın bir yaşı yoktur. Meme küçültme ameliyatları meme gelişmesini tamamladıktan (son altı ay içinde daha fazla büyümemiş olması gerekir) sonra yapılır. Ancak bunun bazı istisnaları vardır. Ergenlikte meme büyümesi olan genç kızlarda, normal psiko-sosyal gelişmenin etkilenmemesi için, gelişmenin tamamlanmasından önce cerrahi gerekebilir. Bugün tüm meme küçültme ameliyatlarının %12,5'u ergenlik döneminde gerçekleştirilmektedir.  İleri yaştaki hastalarda ise komplikasyonların artma riski ile ameliyat gerekliliği karşılaştırıldıktan sonra ameliyata karar verilebilir. Ameliyat olmadan önce şunların sorgulanmasında yarar vardır:

·    Memelerdeki büyümenin hormonal bir soruna bağlı olup olmadığı
·    Memelerdeki büyümenin devam edip etmediği
·    Memede ele gelen ağrılı veya ağrısız bir kitle olup olmadığı
·    Memede geçirilmiş bir enfeksiyon veya cerrahi müdahale olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Meme küçültme ameliyatında kullanılacak teknik memelerin büyüklüğüne göre değişmektedir. Meme küçültme operasyonlarının teknikleri çoğu zaman ameliyatın kısa ve uzun vadeli sonuçlarını etkiler. Her tekniğin avantajları ve dezavantajları olmakla birlikte yapılacak tekniğe karar vermek bazen cerrahın kendi tercihi bazen de hastayla beraber aldığı karar şeklinde gerçekleşir. Ancak tekniğe karar verirken şu kriterler gözetilmelidir;

·    Meme başı ve meme başı çevresinin, kompleksin daha yukarıdaki yeni pozisyonuna yerleştirilmesi bu yapıların beslenmesini, kanlanma desteğini bozmamalıdır.
·    Meme başı duyusunu koruyucu teknikler tercih edilmelidir.
·    Hastaya göre süt verme özelliği korunmalıdır.
·    Yeterli miktarda meme dokusu çıkarıldığında, estetik meme şekli yaratılabilmelidir.

Tüm bu prensipleri gerçekleştiren birden fazla yöntem tanımlanmıştır. Doğal olarak, tüm cerrahi tekniklerin avantaj ve dezavantajları vardır. Bu tekniklerden birisi Lejour tekniğidir. Lejour tekniği, adını bu tekniği popülerleştiren kişiden almaktadır. Lejour bu tekniği estetik olarak daha iyi sonuçların elde edildiği, güvenli bir meme küçültme tekniği olarak tanımlamaktadır. Ancak bu tekniğin, meme altındaki kıvrımda skar revizyonu (izin tekrar elden geçirilmesi) olasılığı, gecikmiş yara iyileşmesi, oluşturulması planlanan meme şeklinin uzun süre sonra gerçekleşmesi ve özelliklede aşırı büyük memelerde meme ucunun beslenmesi ve duyusu kaybı gibi dezavantajları vardır. Ayrıca bu tekniğin, uzun vadede vertikal skar (dikine iz) boyu yıllar içinde uzayıp bottom-out deformite (meme dokusu aşağı doğru kayması) denilen şekil bozukluğuna yol açmaktadır.
 
Meme Küçültme Teknikleri    İz Uzunluğu    Ameliyat Sonucunun Oturma Hızı    Duyu Kaybı Riski    Emzirme Problemi Riski      
Lajour Tekniği    Az    Hızlı    Orta    Orta/az      
Santral Pediküllü Teknik    Orta    Uzun    Düşük-Yok    Düşük-yok      
İnferior Pediküllü Teknik    Uzun    Orta    Yüksek    Yüksek     
Biz kendi hastalarımızda santral pediküllü tekniği kullanmayı tercih ediyoruz. Amacımız, meme dokusu ve deriyi ayrı, ayrı şekillendirmek ve deriye yük bindirmeden, deriyi bir örtü gibi gerilimsiz kapatmak ve kalacak olan izi en aza indirmektir. Eğer meme çok sarkık değilse vertikal skar (dikine iz) ile bitirilir. Meme başı – köprücük kemiği mesafesi uzadıkça “T” skara (“T” ize) dönmek gerekir, “T” skar olsa bile üçgen bikiniden gözükmeyecek şekilde yerleştirilir.

Meme küçültme ameliyatında tercih ettiğimiz bu teknikle, meme ucu duyusunu bozmadan, süt verimini olumsuz etkilemeyen ve uzun süreli dik ve şekilli bir meme elde edilmektedir. Bu teknikte ameliyat daha başarılı ve ameliyatın ömrü daha uzundur.
Meme küçültme ameliyatı yöntemleri çok çeşitli olmasına rağmen, meme küçültme ameliyatlarının hepsinde şu işlemler yapılır:

·    Meme dokusundan planlanan kadar doku çıkarılır
·    Meme başı daha yukarı, normal pozisyonuna getirilir Meme başı büyükse ufaltılır
·    Memelerde asimetri varsa (bir taraf diğerinden daha aşağıda ise, büyük ise..) bu mümkün olduğunca düzeltilir.

Hamilelikten Sonra Meme Küçültme Ameliyatı: Gebelik kadın fizyolojisinde ciddi değişikliklere yol açar. Özellikle meme gebelikten iki şekilde etkilenir; çoğunlukla büyüme ve emzirme sonrası sarkma ile karşımıza gelir. Günümüzde kadın hastalıkları uzmanları vücudun ortalama bir yılda kendini toparlayacağını bu dönemde cerrahiden çok uygun egzersiz ve diyetle bu sürece yardımcı olunması gerektiğini vurguluyorlar. Çocuk hastalıkları uzmanları ise daha çok emzirmenin önemini anlatarak mümkünse bir - bir buçuk yıl emzirmeyi tavsiye ediyorlar. Emzirme sonlandıktan sonra meme cerrahisi planlanabilir.

Meme Küçültme Ameliyatının Emzirme ile İlişkisi: Normal süt verme için süt kanallarıyla meme başına bağlantısı olan ve işlevsel meme dokusunun varlığı ve meme başının duyarlılığının olması gereklidir. Bu anatomik ve fizyolojik özellikleri bozmayan bir cerrahi girişimden sonra emzirmenin bozulması söz konusu değildir. Meme başının bebek tarafından uyarılması, prolaktin ve oksitosin hormonlarının da rol oynadığı sinirsel ve hormonal bir döngü ile süt bezlerinde kasılmaya ve süt salgılanmasına yol açar. Bu emme refleksinin çalışabilmesi için meme başının duyarlılığının olması esastır. Meme başının duyarlılığının azalması bu döngüyü bozarak süt salınımını olumsuz etkileyebilir. Ancak son yıllarda yapılan kontrollü çalışmalarda, ameliyat sonrası ilk ayda meme başı duyarlılığında azalma sık iken, sonraki aylarda bu durumun düzeldiği gözlenmiştir. Şunu da belirtmek gerekir ki, aynı çalışmalarda büyük memeli kadınlarda meme başının titreşime ve ağrıya duyarlılığının azaldığı gösterilmiştir. Eğer meme başı, altındaki meme dokusundan ayrılıp serbest yama olarak uygulanmış ise emzirmenin gerçekleşmesi olası değildir. Günümüzde uygulanan meme küçültme yöntemlerinin hemen tümünde meme başı bir miktar meme dokusuna bağlı olarak bırakıldığından, memenin emzirme yetisi korunabilmekte ancak miktarı azalabilmektedir. Süt üretiminin miktarını saptayan unsur, ameliyat sonrasında yerinde bırakılan meme dokusu miktarıdır ve bu dokunun meme başı ile kanallarının bütünlüğünün bozulmamış olmasıdır. Zira meme küçültme ameliyatlarında çıkarılan dokunun büyük kısmını yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu nedenle meme başı pediküllü olarak gerçekleştirilen meme küçültme ameliyatlarında emzirmenin mümkün olduğu gösterilmiştir.

Meme Küçültme Ameliyatının Meme Kanseri ile İlişkisi: Meme kanseri kadınlarda çok sık görülse de, meme küçültme ameliyatı ile meme kanserine yakalanma arasında bilimsel olarak kanıtlanmış bir ilişki yoktur. Hatta meme hacminin küçülmesini ve çıkarılan dokuların histopatolojik(hücre seviyesinde) olarak incelenmesini sağlayarak meme kanserine yakalanma olasılığını düşürdüğü söylenebilir.

Ameliyata Hazırlık
Böyle bir ameliyat olmayı düşünüyorsanız öncelikle bir plastik cerraha başvurup bilgi almalı ve muayene olmalısınız. Farklı büyüklüklerdeki memelere farklı yöntemlerle küçülme sağlandığı için tam bir fizik muayene ve bazı konuları doktorunuzla konuşmanız önemlidir. Örneğin sigara içip içmemeniz, herhangi bir kalp, damar ya da kan hastalığınızın olup olmaması; diyabet hastası olup olmamanız önemlidir. Ameliyatta -her yöntemde değişik miktarda- süt kanalları kesildiği için, ameliyat sonrası bir gebelik planlayıp planlamadığınız önemlidir. Göğüsleriniz küçüldüğünde giymeyi beklediğiniz sutyen numarasını, şu anda hoşunuza gitmeyen noktaları -irilik, asimetri, meme başlarının aşırı geniş olması gibi- doktorunuza belirtmelisiniz.

Ameliyattan önce, anestezi için kan tetkikleri yapılır ve bir anestezi uzmanı tarafından muayene edilirsiniz. Doktorunuz ve anestezi uzmanı böyle bir ameliyata tıbbi açıdan uygun olup olmadığınızı değerlendirir. Ayrıca 30 yaş altı hastalar içim meme ultrasonografisi, 30 yaş üstü hastalar için ise mamografi çekilmesi uygundur.
Ameliyattan önceki 10 gün içinde aspirin ya da benzeri kan sulandırıcı ilaç almamanız gerekir. Sigara kullanımı söz konusu ise ameliyattan önceki ve sonraki iki haftayı kapsayan süreç içerisinde bırakılması gerekir. Şeker hastası iseniz bu durumda ameliyatın yapılıp yapılmayacağına doktorunuz karar verecektir. Ameliyattan önceki 48 saat içinde alkol almamalısınız. Alkol vücut direncinizi düşürür ve anestezi ilaçları ile etkileşir. En önemlisi ameliyattan sekiz saat önce gıda alınımını kesmenizdir.

Ameliyattan hemen önce hasta ayakta dururken yapılan plan ve çizim ameliyatın sonucu açısından hayati değer taşır. Hasta ayakta iken meme başının taşınacağı yer, ne kadar doku çıkarılacağı, memeye verilecek şekil, meme üzerine kalem ve mezura yardımıyla ölçülerek çizilir. Bu ölçüm ve çizim, hastanın istediği göğüs ölçüsüne, meme şekline ve göğüslerinde var olan düzensizliklere ve şekil bozukluklarına göre -asimetri, meme uçlarının aşırı geniş olması, sarkmanın derecesi, göğüs dokusunun büyüklüğüne göre- yapılır. Çizimin ameliyattan önce ayakta yapılması önemlidir; çünkü hasta ameliyat masasına yatırıldığında göğüsler yanlara kayacak ve cerrahın şekil algısı bozulacaktır. Bu yüzden ameliyatı, hasta ayakta iken çizilen plana göre yapmak gerekir.

Ameliyat Süreci

Ameliyat, hastane ortamında ve genel anestezi altında yapılır. Göğüslerin büyüklüğüne ve uygulanacak ameliyat tekniğine göre 3–5 saat arası sürer. Ameliyat sonunda çıkarılan tüm doku patolojik incelemeye gönderilir. Çıkarılan dokuda daha önce fark edilmemiş bir kist ya da kötü huylu bir oluşum var ise bu sayede daha erken evrede iken yakalanmış olur. Ayrıca iri olan göğüslerden küçültme sırasında meme dokusunun bir kısmı çıkarılacağı için meme kanseri riskinin de azaldığı söylenmektedir.

Meme küçültme ameliyatı için birçok yöntem tanımlanmıştır. Yöntem ne olursa olsun, ameliyat öncesi ile karşılaştırıldığında meme şeklinde düzelme ve daha estetik oranlara sahip bir meme elde edilmektedir. Ancak daha küçük, düzgün şekilli ve sağlıklı bir meme elde etmek karşılığında, hastalar yara izi oluşumunu ve meme başı duyarlılığı ile emzirebilme yeteneğinde azalma riskini göze almalıdırlar.

Meme küçültme ameliyatı sonunda göğüslere verilen şeklin kaç sene korunacağını söyleyebilmek çok zordur. Bu kalan meme dokusunun büyüklüğüne, cilt özelliklerine, yaşa, kalıtsal özelliklere, yaşam tarzına göre değişir. Unutmamanız gereken nokta bu ameliyatın -ve her türlü estetik ameliyatın- yaşlanma sürecini durdurmadığıdır. Estetik ameliyatlar yaşlanmayı durduramaz, sadece daha genç ve estetik görünmenizi sağlar.

Günümüzde uygulanan meme küçültme ameliyatlarında genel ilkeler fazla deri, yağ ve meme dokusunun çıkarılmasından sonra meme derisi ve meme bezinin ayrı ayrı şekillendirilmesi; meme başının kanlanmasının ve duyusunun korunarak yeni anatomik yerine yerleştirilmesidir. Meme küçültme ameliyatlarında yara izi mutlaka olacaktır. Genel olarak, meme başı çevresinde, meme başından dik inen ve meme oluğuna oturan ters-T şeklinde ya da meme başından meme altı katlantı hattına uzanan raket şeklinde “diklemesine iz( vertical scar)” oluşmaktadır. Bu iz başlangıçta görünüm olarak rahatsız edici olsa da, zaman içinde iyi sonuç vermektedir. Bu yara izleri başlangıçta pembe-kırmızı renkte iken; hastada patolojik yara iyileşmesi söz konusu değilse aylar içinde giderek solar ve beyazlaşır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci
Ameliyat sonrası 4'üncü saatte beslenmenize izin verilir. Beslenme sonrası ayağa kalkabilirsiniz. Ameliyattan sonra hastanede kalış süresi 1–2 gündür. İlk birkaç gün ameliyat bölgesinde oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak vakumlu drenler kullanılır. Gelen miktara göre bu dren 3–5 gün sonra çıkarılır. Kol hareketlerinin ilk günlerde sınırlandırılmasında fayda vardır. İlk hafta göğsü saran bir bant mevcuttur, birinci haftada bu çıkarılır ve sadece dikiş hatlarını örten ince bantlar kullanılır. Drenler ve bantlar çıkarıldıktan sonra banyo yapabilirsiniz.

Operasyon bölgesinde ödem olması normaldir. Yarı oturur pozisyonda yatmak ödem ve ağrıyı daha çabuk geçirecektir. Hastaneden çıktıktan sonra telli olmayan göğsünüzü iyice saran yeni ölçülerinize uygun bir sporcu sutyeni  kullanmaya başlanmalıdır.
Dikiş hatlarında yara iyileşirken bir miktar kızarma, şişme, kaşıntı olacaktır. Aradan bir iki ay geçince dikiş izlerinin hızla silikleşmeye başlar. Altı ay, bir sene içinde ise izler fark edilmez hale gelir. Ameliyat bölgesinde oluşabilecek morarmalar geçicidir ve cildinizin özelliklerine bağlı sürede geçerler.

Ağrı elbette olacaktır fakat ağrı kesicilerle rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Dört  gün sonra normal hayata ve işe dönülebilir. Spor gibi efor sarf ettirici ağır aktivitelerden 2 ay kadar kaçınılması önerilir.

Ameliyattan sonra iri göğüslerinizi taşımaktan kurtulduğunuz için sırt ağrılarınız geçer. Daha rahat ve dik yürüyebilirsiniz.  Meme altlarında pişik ve koku probleminden kurtulabilirsiniz.  İri göğüsler kollarınızı aşağıya çektiğinden kolların aşağı çekilmesine bağlı olarak kollarınıza ve ellerinize giden sinirler omuzda köprücük kemiği altında sıkışır. Bu, kollarınızda ve ellerinizde, el bileklerinizde ağrıya; ellerde güç kaybına yol açar. Meme küçültme sayesinde bu problemlerinizden kurtulabilirsiniz. Göğüsleriniz küçüldüğünde hareket serbestliğiniz artar ve spor yapabilir hale gelirsiniz.

Göğüslerinizde bir asimetri var ise (bir meme diğerinden daha büyük ya da sarkık ise, meme başları arasında büyüklük farkı var ise) bu estetik kusurlarda giderilmiş olur. Hastalar genellikle, daha önce giyemedikleri kıyafetleri giyebildikleri için ayrıca memnun olurlar.
Ameliyat sırasında meme dokusunun bir kısmı alındığından meme kanseri riski azalmış olur; ayrıca geride kalan meme dokusu da hacim olarak azaldığından ileride çıkabilecek bir meme kanserinin teşhisi daha kolay olacaktır. Daha sağlıklı bir cinsel hayatınız olur.

Meme Küçültme Ameliyatının Riskleri
Her cerrahi girişim belli miktarda risk içermektedir. Meme küçültme ameliyatının da hem riskleri hem de komplikasyonları söz konusudur. Bunların bilinmesinde fayda vardır.
Kanama: Her ne kadar ameliyat sahasında kan birikimini önlemek için dren konsa da hematom dediğimiz kan birikimi olabilir. Bu komplikasyon kendini meme üzerinde morluk, şişlik ve ağrıyla  belli eder. Genellikle ameliyattan önceki 10 gün içinde aspirin ya da benzeri bir kan sulandırıcı ilaç alan hastalarda görülür.

Enfeksiyon: Bu komplikasyon nadiren görülür. Enfeksiyonun kaynağı genellikle süt kanallarında bulunan bakterilerdir. Normalde burada belli bir enfeksiyona yol açmayan bakteriler meme küçültme sırasında süt kanallarının kesilmesi ile doku içine dağılabilir ve enfeksiyona yol açabilir. Genellikle hastada bir direnç düşüklüğü ya da ek bir rahatsızlık varsa enfeksiyon riski vardır. Kişide kansızlık ya da şeker hastalığı varsa, kişi yaşlı ise enfeksiyon riski artar. En sık görülen sebep şeker hastalığıdır. Meme küçültme ameliyatı olacak kişiler şeker hastası iseler dikiş hatlarında iyileşme sorunu olabileceğini ya da enfeksiyon gelişebileceğini bilmelidirler. Bu tarz komplikasyonların bir diğer sebebi de sigara içilmesidir. Bu yüzden ameliyattan önceki ve sonraki ikişer hafta içinde sigara içilmemesini tavsiye ediyoruz.

Dikiş Hatlarında İyileşme Sorunu ya da Dikişlerde Açılma: Sadece kişide bir yara iyileşmesi problemi ya da direnç düşüklüğü varsa görülür. En sık sebep şeker hastalığıdır. Yara kenarlarının ayrılması veya yara iyileşmesinin gecikmesi mümkündür. Meme cildinin bazı bölgeleri veya meme başı normal olarak iyileşmeyebilir veya iyileşmesi uzun zaman alabilir. Hatta cilt ve meme başı dokusunda kayıp olabilir. Bu durumda sık pansuman veya iyileşmeyen dokunun çıkarılması için ileri cerrahi müdahale gerekebilir. Sigara içenler cilt kaybı ve yara iyileşmesindeki komplikasyonlar açısından daha çok risk altındadırlar. Meme Başında Hissizlik: Kullanılan tekniğe, memenin büyüklüğü ve sarkıklığına bağlı olarak his kaybı hiç olmayabilir, kısmi  ya da tam olabilir.

Asimetri: Birçok kadının memelerinde asimetri doğal olarak görülür. Meme ve meme başının şekli, büyüklüğü veya simetrisindeki farklılıklar ameliyat sonrası da görülebilir. Ancak ameliyat sonrası göğüsleriniz eskisinden daha simetrik olur.

Ciltte İz: Bütün cerrahi kesiler ize yol açar. Bu nedbelerin kalitesi tahmin edilemez. Anormal nedbeler deride veya daha derin dokuda gelişebilir. Bazı vakalarda nedbeler cerrahi düzeltme veya başka tedavilere ihtiyaç duyar.